1 Milyon TL Mevduat Aylık Ne Kadar Faiz Getirir? 2026 Hesaplama Rehberi

19.02.2026 35 dk okuma Sonuckac Editörü
ÖZET

"1 Milyon TL'lik bir anapara, %50 faiz oranıyla 32 günlük vade sonunda net 40.000 TL civarında bir pasif gelir sağlayabilir. Stopaj kesintileri ve vade süreleri kazancı doğrudan etkileyen en temel unsurlardır."

1 Milyon TL Mevduat Faizi Hesaplama Dashboard
Bir milyon TL gibi ciddi bir sermayenin doğru bir mevduat hesabında değerlendirilmesi, aylık bazda yaşam standartlarını yükseltecek seviyede bir getiri imkanı sunmaktadır. 2026 yılındaki güncel faiz ortamında, bu tutarın net kazancını saniyeler içinde hesaplamak finansal planlamanızın ilk adımıdır.

Anapara (Varsayılan: 1.000.000 TL)

Mevduat faizi hesaplamalarında temel taşı oluşturan anapara kavramı, yatırımcının elde edeceği toplam getiriyi belirleyen en kritik değişkenlerin başında gelmektedir. 1 milyon TL gibi yuvarlak ve yüksek bir meblağ, bankaların sunduğu özel faiz oranlarından, yani 'hoş geldin' veya 'tanışma' faizlerinden yararlanmak için ideal bir başlangıç noktasıdır. Bu tutar sadece sayısal bir değer değil, aynı zamanda finansal özgürlüğe giden yolda ciddi bir sermaye birikimini temsil eder. Bankalar bu seviyedeki tutarlar için genellikle standart oranların üzerinde, 'VIP' olarak adlandırılan özel marjlar tanımlarlar.

Sermayenin korunması her yatırımcının önceliğidir ve Türkiye'deki bankacılık sisteminde bu meblağlar devlet güvencesi altındadır. Ancak bir milyon liralık sermayenin yönetiminde asıl hedef, sadece anaparayı korumak değil, enflasyon karşısında reel getiriyi maksimize etmektir. Doğru bir vade stratejisiyle yönetilen bir milyon liralık mevduat, aylık bazda hatırı sayılır bir pasif gelir kaynağına dönüşerek nakit akışınızı düzenleyebilir. Bu stratejik tutar üzerinden yapılan projeksiyonlar, hem bireysel hem de ticari birikimlerin değerlendirilmesinde altın standart olarak kabul edilir ve piyasaların nabzını tutmamıza yardımcı olur.

Yıllık Faiz Oranı (%)

Yıllık faiz oranı, birikimlerinizin bir yıl süresince ne kadar değer kazanacağını gösteren temel verimlilik göstergesidir. Bankalar bu oranları ilan ederken genellikle brüt rakamları kullanırlar ve piyasadaki likidite rekabetine göre bu oranları günlük olarak dahi güncelleyebilirler. Yatırımcı için önemli olan, bu brüt oranın vergi (stopaj) kesintilerinden sonra eline ne kadar net para geçireceğidir. %45, %55 veya piyasanın sunduğu güncel baremler, tamamen Merkez Bankası'nın para politikası kararlarına ve küresel seyreden ekonomik konjonktüre sıkı sıkıya bağlıdır. Bu oranlar yükseldikçe tasarruf sahiplerinin iştahı artarken, düşüş eğiliminde sermayenin farklı kanallara akması muhtemeldir. Doğal olarak 1 milyon TL'lik bir anaparanın getirisini belirleyen en güçlü çarpan budur ve her puanlık değişim, aylık net kazancınızda binlerce liralık fark yaratabilir.

Vade (32 Gün / 1 Ay / 3 Ay / 6 Ay)

Mevduat yatırımında vade seçimi, likidite ihtiyacınız ile getiri beklentiniz arasındaki hassas dengenin kurulduğu noktadır. Genellikle 32 günlük vadeler, bankaların 'en yüksek' faiz oranlarını sunduğu ve yatırımcıların en çok tercih ettiği esnek periyotlar olarak öne çıkar. Eğer yakın gelecekte bir nakit ihtiyacınız varsa kısa vadeli seçenekler, parayı belirli bir süre kullanmayacağınızdan eminseniz uzun vadeli seçenekler mantıklıdır. Her vade dönemi, anaparanızın 'kilitli' kalacağı süreyi temsil eder ve vadeden önce para çekmek faiz getirisinin tamamen yanmasına neden olabilir.

Bankalar, vade sürelerine göre farklı risk primleri ve teşvikler uygularlar; örneğin bazı dönemlerde 92 günlük vadeler 32 günlük vadelerden daha yüksek oranlar sunabilir. Bu durum tamamen bankanın o dönemdeki fonlama ihtiyacına ve piyasa öngörülerine göre şekillenir. Vade seçerken piyasa beklentilerini, yani faizlerin gelecekte artıp artmayacağını iyi analiz etmek gerekir. Eğer faizlerin yükseleceği bir dönemdeyseniz kısa vadeli, düşeceği bir dönemdeyseniz uzun vadeli oranları sabitlemek o dönem için yapılabilecek en stratejik ve akılcı hamlelerden biri olacaktır.

Kısa vadeli yatırımlar size her ay piyasa koşullarına göre yeniden pozisyon alma imkanı tanırken, uzun vadeli yatırımlar piyasadaki oynaklıktan korunmanızı sağlar. Bir milyon TL gibi büyük bir meblağda, vade hatası yapmak ciddi bir fırsat maliyetine yol açabilir. Bu nedenle kendi nakit akış planınızı yaptıktan sonra, piyasadaki 'en karlı vade' aralığını bankanızla müzakere etmeniz önerilir. Vade döngüsü tamamlandığında ana paranız ve faiziniz birleşerek yeni bir hesaplama döngüsüne girer ve bu süreç servet yönetiminin en basit ama en etkili döngüsel modelini oluşturur.

Stopaj Oranı (%)

Stopaj, mevduat faiz getirisi üzerinden devlet tarafından kaynağında kesilen bir gelir vergisidir ve net kazancınızı doğrudan azaltan en önemli kalemdir. Stopaj oranları normal şartlarda vade süresi uzadıkça düşecek şekilde tasarlanmıştır; yani parayı sistemde daha uzun tutan yatırımcı daha az vergi öder. Kısa vadeli (6 aya kadar) mevduatlarda vergi yükü daha fazlayken, 1 yılı aşan vadelerde bu oran sıfıra kadar inebilir. Ancak dönem dönem hükümet tarafından açıklanan teşvik paketleriyle stopaj oranlarında indirimler veya geçici sıfırlamalar yapılabilir.

Yatırımcıların bankadaki rakama bakarken 'brüt' tutarı değil, stopaj düşülmüş 'net' tutarı hesaplamaları hayati önem taşır. Örnek vermek gerekirse, 1 milyon TL mevduatınız için hesaplanan 50 bin TL'lik brüt faizden %5 stopaj kesildiğinde, elinize geçen net rakam 47 bin 500 TL olacaktır. Bu kesinti otomatik olarak yapıldığı için yatırımcının herhangi bir beyanname vermesine gerek yoktur. Stopaj oranlarındaki en ufak bir mevzuat değişikliği, milyonluk portföylerin aylık getirisini bir gecede değiştirebileceği için bu oranları düzenli takip etmek finansal okuryazarlığın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Brüt Getiri

Brüt getiri, hiçbir kesinti (vergi, stopaj, masraf) yapılmadan önceki ham kazanç tutarını ifade eder ve sadece matematiksel bir projeksiyon olarak görülmelidir. Banka reklamlarında gördüğünüz o yüksek rakamlar genellikle brüt tutarlardır ve aslında cebinize girecek gerçek parayı temsil etmezler. 1 milyon TL için %50 faizle yıllık brüt getiri 500 bin TL civarında olsa da, bu rakam üzerinden yapılacak vergi kesintileri nihai sonucu belirler. Brüt rakamları sadece farklı finansal araçlar (altın, borsa, döviz) arasında kaba bir karşılaştırma yapmak için kullanmak, reel getiri farkını anlamak açısından oldukça faydalı bir kıyaslama metodudur.

Net Getiri

Net getiri, tüm yasal kesintiler ve vergiler çıktıktan sonra doğrudan hesabınıza yatan ve harcamaya hazır olan gerçek kazanç tutarıdır. Yatırımcı için asıl zafer, anaparasını riske atmadan bu net getiriyi en üst seviyede tutabilmektir. 1 milyon TL'nizi bir ay boyunca bankaya emanet ettiğinizde, vade sonunda telefonunuza gelen 'hesabınıza .. TL yatmıştır' bildirimi işte bu net rakamdır. Finans dünyasında sadece net rakamlarla konuşmak, sizi hatalı kararlardan ve yanıltıcı yüksek brüt oranların büyüsünden koruyacak en güvenli limandır.

Hesaplama yaparken net getiriye ulaşmak için 'Brüt Getiri x (1 - Stopaj Oranı)' formülü kullanılır. Örneğin stopaj %7.5 ise, brüt faizinizin %92.5'ini alarak net rakama ulaşırsınız. Büyük meblağlı mevduatlarda net rakamdaki bin liralık bir sapma bile aylık mutfak masrafı veya bir fatura bedeli kadar fark yaratabildiği için hassas hesaplama şarttır. Cebinizde kalan gerçek para işte budur ve bu para sizin o ayki harcama veya yeniden yatırım gücünüzü doğrudan belirleyen en temel somut çıktıdır.

Net getirinin piyasa enflasyonunun üzerinde olması, yatırımınızın başarılı olduğu anlamına gelir. Eğer net kazancınız fiyat artışlarının altında kalıyorsa, paranız sayısal olarak artıyor gibi görünse de alım gücü bakımından eriyor demektir. Bu yüzden bankalarla pazarlık yaparken her zaman 'net oran' üzerinden konuşmak, profesyonel yatırımcıların en çok kullandığı taktiklerden biridir. Unutmayın ki yatırımın tüm amacı, her şey bittikten sonra masada kalan net kârdır ve bu kâr ne kadar yüksekse finansal sağlığınız o kadar yerinde demektir.

Kısa vadeli işlemlerde net getiriye ek olarak banka masrafları veya hesap işletim ücretleri gibi gizli kalemler olup olmadığını da kontrol etmelisiniz. Modern bankacılıkta dijital kanallar üzerinden açılan hesaplarda bu tür ekstra masraflar genellikle sıfırlandığı için net getiri çok daha şeffaf bir şekilde izlenebilir hale gelmiştir. Bir milyon TL'niz için elde edeceğiniz net kazanç, sizin o mülkü veya hisseyi almak yerine nakitte kalma kararınızın ödülüdür. Bu ödülü kuruşu kuruşuna bilmek, geleceği daha güvenle planlamanızı sağlayan sarsılmaz bir finansal pusula görevi görmektedir.

Vade Sonu Toplam Tutar

Vade sonu toplam tutar, anaparanız ile vade boyunca biriken net faiz getirisinin toplamını ifade eder. 1 milyon TL ile başladığınız serüvenin sonunda hesabınızda göreceğiniz bakiye budur. Bu rakam aynı zamanda bir sonraki yatırım dönemine başlarken sahip olacağınız yeni 'anapara' adayınızdır. Eğer faiz getirisini harcamayıp hesabınızda bırakırsanız, bir sonraki dönemde faizin de faizini kazanmaya başlayarak servetinizi çok daha hızlı bir ivmeyle büyütebilirsiniz. Toplam bakiyenin her ay düzenli arttığını görmek, tasarruf disiplini kazanmanız için en büyük motivasyondur.

Bu rakamı saniyeler içinde ve hatasız bir şekilde görmek için sonuckac.com.tr üzerindeki hassas hesaplama motorumuzu kullanmanızı öneririz. Çünkü milyonluk tutarlarda birkaç günlük kayma bile toplam tutarı hissedilir derecede etkileyebilir. Vade sonu geldiğinde, bu toplam tutarı olduğu gibi mi yenileyeceğiniz yoksa sadece faizi çekip anaparayı mı bırakacağınız kararı, tamamen sizin o dönemdeki nakit ihtiyacınıza bağlıdır. Toplam rakamın büyüklüğü, bankanızdaki 'kredi notunuzu' ve prestijinizi de yukarı çekerek size gelecekte daha avantajlı finansman seçeneklerinin kapısını aralayabilir.

Aylık – Yıllık Karşılaştırma

Mevduat getirisini analiz ederken aylık sonuçlar ile yıllık projeksiyonlar arasında köprü kurmak, yatırımın gerçek gücünü anlamanızı sağlar. Aylık getiri size her ay düzenli bir maaş gibi nakit akışı sağlarken, yıllık bakış açısı bu yatırımın uzun vadedeki birikim potansiyelini ortaya koyar. Bazen aylık faiz oranları çok çekici görünse de, yıllık bazda faizlerin düşme beklentisi varsa uzun vadeli oranlara kilitlemek daha mantıklı olabilir. Karşılaştırma yaparken sadece nominal artışa değil, aynı zamanda o süre zarfındaki enflasyon beklentisine de bakarak 'hangisi daha mantıklı' sorusuna rasyonel bir cevap aramanız finansal başarınızın anahtarıdır.

Günlük Faiz Hesabı

Günlük faiz hesabı, paranızı her gün değerlendiği ve gün sonunda vadenin bozulmadan faizin hesaba işlendiği en esnek mevduat modelidir. Bu sistemde faiz, 'Anapara x Faiz Oranı x 1 / 36500' (veya 36600) formülüyle o güne özel hesaplanır. Bir milyon TL gibi büyük bir rakama sahipseniz, parayı aylık kilitlemek yerine günlük faiz veren 'nakit yönetim' hesaplarında tutmak, size anlık fırsatları değerlendirme özgürlüğü tanır. Her sabah uyandığınızda hesabınıza yatan günlük faizi görmek, finansal psikolojiniz üzerinde oldukça olumlu bir etki yaratarak birikim yapma iştahınızı sürekli diri tutmanızı sağlar.

Günlük faizin en büyük avantajı, paraya her an müdahale edebilme imkanı sunmasıdır; örneğin anlık bir borsa fırsatı veya acil bir gider çıktığında faiz kaybı yaşamadan paranızı çekebilirsiniz. Ancak günlük faiz oranları genellikle 32 günlük vadeli mevduat oranlarından bir miktar daha düşüktür; bu da 'esneklik bedeli' olarak adlandırılabilir. Büyük montanlı portföy yönetiminde, paranın bir kısmını günlük faizde likit tutup geri kalanını daha yüksek oranlı vadeli hesaplara bölüştürmek, riski dağıtan ve getiriyi dengeleyen profesyonel bir portföy yönetimi stratejisidir.

Hesaplama detaylarına baktığımızda, günlük faizin de stopaj kesintisine tabi olduğunu unutmamak gerekir. Her günün sonunda hesaplanan brüt faizden vergi düşüldükten sonra kalan tutar ana paraya eklenir. Bu sayede 'gecelik faiz' üzerinden bir tür mini bileşik faiz döngüsü oluşur. Bir milyon liranın bir gecelik uykusu bile, güncel piyasa koşullarında şaşırtıcı derecede yüksek bir rakam üretebilir. Bu yöntemi kullanan yatırımcılar, nakit akışlarını 'just-in-time' (tam zamanında) mantığıyla yöneterek finansal verimliliklerini maksimum seviyeye çıkaran bilinçli tasarruf sahipleridir.

32 Günlük Vade Hesabı

Türkiye'de mevduat denilince akla gelen ikonik vade süresi kesinlikle 32 gündür. Bunun temel sebebi, 32 günün mevzuatta stopaj avantajlarının başladığı ve bankaların en rekabetçi oranları tanımladığı bir 'eşik' olmasıdır. 1 milyon TL'lik bir yatırım için 32 günü seçtiğinizde, paranız bir aydan bir gün fazla sisteme kilitlenir ama bunun karşılığında en yüksek pazar payına sahip oranlardan yararlanırsınız. Bu vade, hem yatırımcıya ayda bir kez piyasayı koklayıp yeniden pazarlık yapma şansı verir hem de bankaya likiditesini yönetmek için güvenli bir zaman dilimi sağlar.

Hesaplama yapılırken 32 günlük süre baz alınır ve getiri anaparaya eklenir. Eğer vade sonunda 'otomatik temdit' yani yenileme talimatı verdiyseniz, bankanız o günkü en iyi oranı kullanarak hesabınızı 32 gün daha uzatır. Ancak yatırımcıların yaptığı en büyük hatalardan biri, yenileme günündeki oranları kontrol etmemektir. Çünkü bankalar ilk girişteki yüksek 'tanışma' faizini, yenileme döneminde standart oranlara çekebilirler. Her 32 günde bir aktif olarak piyasa takibi yapmak ve farklı bankaların tekliflerini değerlendirmek, 1 milyon TL'lik bir anaparadan yıllık bazda on binlerce lira daha fazla kazanmanızı sağlayabilir.

Bileşik Faiz Simülasyonu

Einstein'ın 'dünyanın sekizinci harikası' olarak tanımladığı bileşik faiz, mevduat yatırımının asıl büyü gücüdür. Bileşik faiz simülasyonu yaparken, ana paraya eklenen faizin bir sonraki ay tekrar faiz kazandığı bir model kurgulanır. 1 milyon TL ile başlayan bir yatırımda, her ay elde edilen 40 bin TL'lik faizin çekilmeyip hesaba dahil edildiğini düşünün; bir sonraki ay faiz artık 1 milyon değil, 1 milyon 40 bin TL üzerinden hesaplanır. Zaman geçtikçe bu fark katlanarak büyür ve 'kartopu etkisi' yaratarak servetinizi doğrusal değil, logaritmik bir hızla artırır. Uzun vadeli hedefleri olanlar için bileşik faiz, sabrın nakde dönüştüğü en muazzam matematiksel araçtır.

1 Yıl Boyunca Yenileme Senaryosu

Mevduat yatırımına sadece bir aylık bakmak yerine bir yıllık bir perspektifle 'yenileme senaryosu' kurgulamak, servetinizin rotasını çizen bir yol haritasıdır. Bir milyon liranızı her 32 günde bir faiz oranıyla birlikte otomatik olarak yenilediğinizi varsaydığımızda, karşımıza çıkan tablo basit bir toplamdan çok daha fazlasıdır. Bu senaryoda her ay faiz anaparaya eklenir ve bankanın sunduğu güncel oranlarla işlem görmeye devam eder. On iki ayın sonunda, bileşik faiz etkisiyle brüt değil net bir büyüme hikayesi ortaya çıkarılır.

Senaryo içerisinde piyasadaki faiz değişimlerini de hesaba katmak gerekir. Faizlerin kademeli düştüğü bir senaryoda getiri ivme kaybedebilirken, yükselen faiz ortamında her yenileme döneminde daha yüksek bir kâr marjıyla yola devam edilir. Bu dinamik süreç, yatırımcının piyasa tahmin yeteneğini de sınayan bir deneyim alanıdır. 1 milyon TL'lik başlangıcın bir yılın sonunda 1.5 milyon TL'yi aşması veya altında kalması, tamamen bu yenileme dönemlerindeki rasyonel kararlarınıza ve o dönemdeki disiplininize doğrudan bağlıdır.

Yenileme senaryolarının bir diğer önemli boyutu da vergi avantajlarıdır. Bazı dönemlerde devletimizin sunduğu stopaj indirimi teşvikleri bir yıl boyunca devam edebilir veya değişebilir. Bu teşviklerden maksimum düzeyde yararlanmak, yıllık kümülatif kazancınızı %5 ila %10 arasında ekstra büyütebilir. Profesyonel portföy yöneticileri, bu tür yıllık projeksiyonları yaparak müşterilerine en düşük riskli ve en istikrarlı büyüme modelini sunmaya çalışırlar. Siz de kendi bireysel senaryonuzu oluştururken bu değişkenleri göz önünde bulundurmalısınız.

Ayrıca, bu 12 aylık süreçte paraya hiç dokunmamak, psikolojik bir tasarruf kalesi inşa etmenizi sağlar. Paranın kendi kendine büyüme hızını izlemek, yatırımcı güvenini pekiştiren en somut veridir. Eğer 1 milyon TL'nizi bir yıl boyunca sistemde tutarsanız ve kriz anlarında panikleyip vadeden önce çekim yapmazsanız, yıl sonunda elde edeceğiniz toplam tutar sizin 'bekleme bedeliniz' ve piyasaya duyduğunuz güvenin en net meyvesi olacaktır. Bir milyon liranın gücü, zamanla birleştiğinde gerçek bir finansal kalkana dönüşür.

Son olarak, yenileme senaryolarında bankaların sadakat programlarını da unutmamak gerekir. Bir yıl boyunca aynı bankada ciddi bir bakiye tutmak, sizi o bankanın 'değerli müşterisi' yapar. Bu statü size sadece mevduatta değil, kasa kiralamadan EFT masraflarına, kredi kartı aidatlarından özel müşteri temsilcisine kadar geniş bir yelpazede ek avantajlar sunarak hayatınızı kolaylaştırır. Yıllık senaryolar sadece para kazandırmaz, aynı zamanda bankacılık sistemindeki konumunuzu da kalıcı olarak sağlamlaştırır ve daha nitelikli bir finansal yaşamın kapılarını açar.

Bankalar Arası Karşılaştırma

Hangi bankanın daha yüksek faiz verdiğini bulmak, 1 milyon TL'si olan her yatırımcının günlük mesaisidir. Kamu bankaları genellikle daha güvenli ve stabil oranlar sunarken, özel bankalar ve özellikle 'sadece dijital' olan yeni nesil bankalar pazar payı kapmak için çok daha agresif oranlar verebilirler. Bankalar arası karşılaştırma yaparken sadece faiz tabelasına değil, bankanın sunduğu mobil uygulama kalitesine, EFT/Havale ücretlerine ve daha sonra ihtiyaç duyabileceğiniz diğer bankacılık hizmetlerinin maliyetine de bütünsel bir çerçeveden bakmalısınız.

İşte tam bu noktada, saniyeler içinde tüm bankaların tekliflerini tek ekranda görebileceğiniz sonuckac.com.tr karşılaştırma modülleri devreye girmektedir. Kendi bankanızın sunduğu oran ile piyasadaki en yüksek oran arasındaki ufak bir fark, milyonluk bir meblağda aylık bazda size şık bir akşam yemeği bedeli veya bir tatil taksitini bedavaya getirebilir. Karşılaştırmayı yaparken 'Hoşgeldin Faizi'nin süresine (genellikle 30-90 gün) dikkat etmeli ve bu süre bittikten sonra uygulanacak 'Temdit' (yenileme) oranlarını da mutlaka bankacınızdan önceden talep etmelisiniz.

Faiz Artarsa / Düşerse Senaryo

Ekonomi dinamik bir yapıdadır ve faizlerin sabit kalması nadir görülen bir durumdur. Faizlerin artacağı bir döneme giriliyorsa, parayı uzun vadeli bağlamak (örneğin 6 ay) yerine kısa vadeli (32 gün) döngülerle yenilemek, her ay daha yüksek orandan yararlanmanızı sağlar. Aksine eğer faizlerin düşme trendine girdiği bir konjonktürdeyseniz, bulabildiğiniz en yüksek oranı 6 ay veya 1 yıl gibi uzun vadelerle kilitlemek, piyasa oranları aşağı inerken sizin eskiden aldığınız yüksek orandan kâr etmeye devam etmenizi sağlar. Bu basit döngü yönetimi, profesyonel mevduat yatırımcılarını amatörlerden ayıran en keskin stratejik zekadır.

Enflasyon Karşılaştırması

Paranın sayısal olarak artması, onun gerçekten değer kazandığı anlamına gelmeyebilir. Enflasyonun %60 olduğu bir ülkede mevduat faizinden net %50 kazanıyorsanız, aslında alım gücünüz %10 azalıyor demektir. Bu yüzden 1 milyon TL'nin faiz getirisini mutlaka o dönemdeki tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile kıyaslamalısınız. Mevduatın en büyük riski enflasyona karşı koruma sağlayamamasıdır; ancak nakit ihtiyacı olan ve riskten kaçan yatırımcılar için ana paranın erimemesi ve düzenli nakit akışı sağlaması her zaman en cazip 'güvenli liman' özelliğini korumaya devam eder.

Enflasyon rakamları açıklandığında, yatırımcılar genellikle 'reel faiz' hesabına odaklanırlar. Eğer enflasyon düşme eğilimindeyse, mevduatın cazibesi artar; çünkü sabitlenen faiz oranları enflasyonun üzerinde kalmaya başlar. Ancak hiperenflasyonist ortamlarda mevduatfaizi genellikle arkadan gelir. Bu dengeyi kurabilmek için yatırım sepetinizin tamamını mevduata ayırmak yerine, enflasyona daha duyarlı olan fiziksel varlıklarla (gayrimenkul, altın) bir denge kurmak en mantıklı ve rasyonel yaklaşımdır. Enflasyon bir canavardır ve mevduat faizi bu canavara karşı elinizdeki en temel savunma ve pasif gelir kılıcıdır.

Sonuç olarak 1 milyon TL'lik bir anaparanın enflasyon karşısındaki direnç seviyesi, sizin o parayı ne kadar uzun süre ve hangi ek avantajlarla tuttuğunuza bağlıdır. Bankaların sunduğu 'enflasyona endeksli mevduat' gibi hibrit ürünler, bu belirsizliğe karşı geliştirilmiş modern finansal kalkanlardır. Bu tür ürünlerde enflasyonun üzerine belirli bir puan (spread) eklenerek reel getiriniz garanti altına alınmaya çalışılır. Her ne olursa olsun, birikimlerinizin satın alma gücünü korumak için sadece faiz rakamına değil, piyasadaki etiket fiyatlarının değişim hızına da eş zamanlı bir şekilde odaklanmalısınız.

Reel Getiri Hesabı

Reel getiri, cebinize giren net paranın o dönemdeki enflasyondan arındırılmış, yani gerçek alım gücü artışını gösteren değerdir. 'Faiz Getirisi - Enflasyon Oranı' şeklinde kaba bir hesapla (aslında geometrik formülü vardır) bulunur. Bir milyon TL'niz varsa, asıl merak etmeniz gereken 'Bu parayla bugün kaç otomobil alabiliyorum, bir yıl sonra faiziyle birlikte kaç otomobil alabileceğim?' sorusudur. Eğer otomobil sayısı veya aldığınız ekmek/süt miktarı artıyorsa, işte o zaman gerçek bir 'reel kazanç' elde ettiğinizden emin olabilirsiniz.

Reel getiri bazen negatif olabilir ve bu durum yatırımcılar için en büyük 'sessiz tehlike'dir. Negatif reel faiz dönemlerinde insanlar genellikle paradan kaçıp mallara (araç, konut, gıda stoklama) yönelirler. Ancak 1 milyon TL gibi yüksek likiditenin her an hazır olması gereken durumlarda, negatif reel getiri bir tür 'likidite sigorta primi' olarak kabul edilebilir. Profesyonel hesaplama araçları kullanmak, sizi bu illüzyondan kurtararak rakamların arkasındaki acı veya tatlı gerçeği görmenizi sağlar. Realiteyle yüzleşmek, her zaman daha sağlıklı finansal adımlar atmanıza ve birikimlerinizi korumanıza yardımcı olan en büyük dostunuzdur.

USD / EUR Alternatif Getiri

1 Milyon TL'nizi kur korumasız normal mevduatta tutarken, aynı dönemde dolar veya euronun ne kadar artış gösterebileceğini düşünmek 'fırsat maliyeti' açısından hayati bir kıyaslamadır. Bazen TL faizi %50 verirken döviz kuru %60 artarsa, TL'de kalmak size zarar ettirmiş olur. Ancak kurların stabil olduğu veya faiz oranının kur artış beklentisinden yüksek olduğu dönemlerde TL mevduat, dövizin 'ölü yatırımı' karşısında çok daha parlak bir kazanç kapısıdır. Yatırımcıların bir gözü her zaman ekranlarda, kur farkı ile faiz makası arasındaki o ince çizgide kalmalı ve stratejilerini bu küresel dengeye göre her ay yeniden şekillendirmelidir.

Vergi Kesintisi Açıklaması

Vergi kesintisi, yani teknik adıyla stopaj, finansal sistemin en disiplinli çarklarından biridir ve birikim sahiplerinin kazancından yapılan yasal bir kesintidir. Devlet, mevduat hesapları üzerinden elde edilen faiz gelirini bir gelir olarak kabul eder ve bu gelir üzerinden belirli oranlarda pay alır. 1 Milyon TL gibi yüksek mevduatlarda bu payın miktarı binlerce liraya tekabül ettiği için, verginin nasıl hesaplandığını bilmek her yatırımcı için zorunluluktur. Vergi, sizin yerinize banka tarafından doğrudan vergi dairesine yatırıldığı için operasyonel olarak bir yükünüz yoktur ama matematiksel olarak kazancınızı budayan en somut faktördür.

Kesinti oranları normal şartlarda 'vade sonu faiz tahakkuk tarihinde' otomatik olarak gerçekleşir. Yani parayı 32 günlüğüne bağladıysanız, 32. günün sonunda hesabınıza geçecek rakam vergi düşülmüş net rakamdır. Eğer faiz oranları brüt %50 ise ve stopaj %10 ise, sizin cebinize kalan oran net %45 olur. Bu beş puanlık fark, bir yıllık projeksiyonda milyonluk bir hesapta bir araba kasko bedeli kadar veya bir yıllık tatil masrafı kadar ciddi bir fark yaratabilir. Bu yüzden vergi düzenlemelerini Resmi Gazete'den veya bankanızın duyuru panolarından anlık takip etmek, stratejik bir finansal avantaj sağlar.

Hükümetler bazen ekonomiyi canlandırmak veya tasarrufları TL'ye yönlendirmek için stopaj oranlarında 'geçici sıfırlama' veya 'indirim' gibi teşvikler uygularlar. Bu dönemler, mevduat yatırımcıları için altın çağlardır; çünkü vergi kesintisi olmadığında brüt kazancınızın tamamı net kazancınıza dönüşür. 1 Milyon TL'lik bir anaparayı bu tür bir teşvik döneminde yakalamak, yatırımınızın verimliliğini %10 civarında doğrudan artırmış olur. Akıllı yatırımcı, faiz oranı kadar bu 'vergi yönetimi' kısmına da odaklanır ve bazen faizi 1-2 puan düşük olsa bile stopajı daha avantajlı olan vadelere veya ürünlere yönelebilir.

Vergi kesintisinin bir diğer boyutu da enflasyonla olan ilişkisidir. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde, aslında reel olarak değer kazanmayan paradan da vergi alınması 'enflasyon vergisi' tartışmalarını tetiklese de, yasal mevzuat gereği stopaj nominal kazanç üzerinden kesilmeye devam eder. Bu durum, tasarruf sahiplerinin özellikle vergi sonrasında elinde kalan net paranın alım gücünü sürekli kontrol etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatır. Vergi, sistemin devamlılığı için şarttır ancak bu vergiyi yasal sınırlar içinde minimize edecek vade yapısını kurmak, sizin en doğal ve rasyonel hakkınızdır. Bilgi sahibi olmak, vergiyi bir şikayet değil, yönetilebilir bir maliyet haline getirir.

Kullanıcıyı Tutan İçerik

Web sitemizdeki tüm içerikler, siz değerli ziyaretçilerimizin en karmaşık finansal verileri bile keyifle ve kolayca anlaması için uzman editör kadromuz tarafından titizlikle hazırlanmaktadır. Bir yatırım kararı alırken hissedeceğiniz o kafa karışıklığını gidermek için sadece rakamları değil, bu rakamların hayatınızdaki karşılıklarını da analiz ediyoruz. sonuckac.com.tr güvenilirliğiyle hazırladığımız bu rehberler, cebinizdeki 1 milyon liranın her bir kuruşunun hakkını vermeniz için size rehberlik etmeyi amaçlıyor. Çünkü doğru bilgiyle donanmış bir yatırımcı, piyasadaki dalgalanmalardan korkmak yerine onları birer fırsata dönüştürmeyi bilen güçlü bir özneye evrilir.

Gelişmiş hesaplama motorlarımız, her gün değişen piyasa kurlarını ve banka faizlerini anlık olarak tarayarak size en taze bilgiyi ulaştırır. İçeriklerimizi sadece okumakla kalmayın, interaktif araçlarımızla kendi senaryolarınızı oluşturun; farklı vade ve anapara kombinasyonlarını deneyerek size en uygun finansal terzilik modelini kendiniz belirleyin. Bizim için başarı, sitemizden ayrılırken 'şimdi ne yapacağımı biliyorum' demenizdir. Finansal yolculuğunuzda size eşlik etmekten ve her adımda doğru sonuca ulaştırmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bilgi paylaştıkça çoğalır, servet ise doğru bilgiyle korunur ve büyür. Bizimle birlikte her zaman bir adım önde olun.

Mevduat Faizi Nedir?

Mevduat faizi, en basit anlatımıyla, sahip olduğunuz nakit parayı belirli bir süre için bankaya ödünç vermeniz karşılığında aldığınız 'kullanım bedeli' veya 'kira'dır. Banka, sizden topladığı bu kaynakları kredi olarak ihtiyacı olanlara dağıtırken kazandığı kârın bir kısmını sizinle paylaşır; bu sistem bankacılık dünyasının en temel ve en eski işleyiş modelidir. Yatırımcı için mevduat faizi, düşük riskli, anaparası devlet garantisi altında olan ve her ay ne kazanacağını net olarak bilmek isteyenler için tasarlanmış, huzurlu bir pasif gelir modelidir. Borsa veya altın gibi aşırı dalgalı araçların aksine, mevduat size her gece yastığa başınızı koyduğunuzda paranızın çalıştığını ve kuruşu kuruşuna ne kadar artacağını bilmenin verdiği o derin finansal güveni sunar.

Stopaj Nedir?

Stopaj, finansal kazançların daha elinize geçmeden, yani 'kaynağında' devlet tarafından kesilen bir gelir vergisi türüdür. Bu sistem, hem devletin vergi tahsilatını garantiler hem de yatırımcının her yıl beyanname verme zahmetini ortadan kaldırır. Mevduat faizi söz konusu olduğunda stopaj, banka tarafından doğrudan getirinizden düşülür ve net tutar hesabınıza yatırılır. Bu yöntem, vergi kaçakçılığını önlediği gibi ülke ekonomisinin vergi gelirlerini düzenli bir şekilde akmasını sağlayan modern bir maliye politikası aracıdır.

Yatırımcı açısından stopaj, 'kazancın ortağı' olan vergi dairesinin payıdır ve bu payın büyüklüğü getirinizin ne kadarının size kalacağını belirler. Genellikle mevduatın vadesi uzadıkça stopaj oranının azaldığını görürüz; örneğin bir ay parayı bankada tutmakla bir yıl tutmak arasında ödediğiniz vergi oranı farklı olabilir. Bu makas, uzun vadeli tasarrufu teşvik etmek için kullanılan bir havuç-sopa mekanizmasıdır. Milli tasarruf oranlarını artırmak isteyen otoriteler, bazen belirli dönemlerde bu stopaj oranlarını geçici olarak sıfırlayarak mevduat yatırımcısına ek bir kazanç imkanı sunabilirler.

Özetle stopaj, rakamların arkasındaki yasal gerçekliktir ve finansal bilançoların doğru okunması için kavranması gerekir. Brüt faiz oranlarının göz boyayıcı yüksekliğine aldanmamak için her zaman 'stopaj sonrası' rakama odaklanmak bir zorunluluktur. Bir milyon TL gibi meblağlarda stopaj oranı, aylık kârınızın kalbinde binlerce liralık bir fark yaratabilir. Bu nedenle faiz pazarlığı yaparken bankacınıza 'net stopaj düşülmüş oran ne olacak?' diye sormak, sizi sonradan yaşanabilecek hayal kırıklıklarından koruyacak en tecrübeli ve en rasyonel yatırımcı davranışıdır.

En Karlı Vade Hangisi?

En karlı vade sorusunun tek bir cevabı yoktur; bu cevap tamamen o anki piyasa koşullarına ve gelecek faiz beklentilerine göre değişir. Eğer faizlerin zirve yaptığını ve yakında düşmeye başlayacağını düşünüyorsanız, 6 aylık veya 1 yıllık gibi 'uzun' vadeler en karlısıdır çünkü piyasa düşerken siz yüksek faiz almaya devam edersiniz. Ancak faizlerin daha da yükseleceği bir enflasyonist ortamda iseniz, 32 günlük gibi 'kısa' vadeler daha karlıdır; çünkü her ay vadeniz dolar dolmaz bir üst kademe faiz oranından yeniden parayı bağlama şansınız olur.

Bazı bankalar 92 gün veya 181 gün gibi belirli gün sayıları için mevzuat gereği daha düşük stopaj uygulayabilir, bu da brüt faiz düşük görünse bile net kazancın daha yüksek olmasını sağlayabilir. Dolayısıyla 'en karlı' olanı bulmak için sadece faiz oranına değil, vergi avantajına ve o süredeki piyasa hareketliliğine bütünsel bakmalısınız. Büyük meblağlı mevduat sahipleri genellikle paralarını farklı vadelere bölerek 'vade merdiveni' stratejisi uygularlar; böylece hem esneklik kazanırlar hem de ortalama getiriyi her zaman piyasanın üzerinde tutmayı başarırlar. Bu yöntem, riskleri minimize ederken fırsatları kaçırmamanızı sağlayan profesyonel bir yaklaşım modelidir.

Aylık mı 32 Günlük mü Daha Karlı?

Piyasada 'aylık' ve '32 günlük' kavramları genellikle karıştırılır ancak teknik olarak 32 günlük vade, bankaların fonlama maliyetlerini daha iyi yönetebilmesi ve bazı yasal teşviklerden yararlanabilmesi nedeniyle genellikle 'aylık' (30 gün) mevzuata göre bir tık daha yüksek oran sunar. Aradaki o 2 günlük fark, milyonluk bir meblağda kümülatif olarak ciddi bir faiz geliri farkı yaratabilir. Ayrıca bankaların kampanya tanımları genellikle 32 gün ve üzeri şeklinde kurgulanır. Eğer likidite ihtiyacınız çok dar bir zaman dilimine sıkışmamışsa, her zaman 32 günlük seçeneği tercih etmek rasyonel ve matematiksel olarak birkaç puan daha fazla kazanç elde etmenizi sağlayan en basit ama etkili finansal taktiklerden biridir.

Bileşik Getiri Neden Önemli?

Bileşik getiri, sermayenizin zaman içinde kendi kendine beslenerek devleşmesini sağlayan en güçlü finansal motordur. Bu sistemde, elde edilen faiz çekilip harcanmaz, anaparaya eklenerek bir sonraki dönemin faiz hesaplamasına dahil edilir. 1 Milyon TL üzerinden düşünürsek, her ay kazanılan 40 bin TL'yi sisteme geri kattığınızda, servetiniz sadece kendi hızıyla değil, önceki kârların da hızıyla büyümeye başlar. Bu, zamanla öyle bir ivme kazanır ki; beş yılın sonunda elde edeceğiniz toplam rakam, o meşhur 'kartopu' etkisinin canlı ve cüzdanınızdaki ispatına dönüşerek finansal rüyalarınızı gerçeğe yaklaştırır.

Bileşik getirinin önemini anlamak için 'Feda Edilen Bugün, Kurtarılan Gelecek' mantığına odaklanmak gerekir. Eğer her ay faizi çekip lüks harcamalara ayırırsanız, on yıl sonra elinizde yine sadece nominal olarak erimiş 1 milyon liranız kalır. Ancak bileşik getirinin gücünden faydalanırsanız, on yılın sonunda o anpara belki de on milyonlara ulaşarak size gerçek bir finansal bağımsızlık ve servet kalkanı sağlayabilir. Bu muazzam matematiksel güç, zengin ile fakir arasındaki o ince ama aşılması zor olan 'sermaye birikim hızı' farkını yaratan en temel mekanizmadır.

Sistemin en etkileyici yanı, özellikle uzun vadede (10-20 yıl) anaparanın etkisinin azalıp, faizin faizinden gelen kazancın ana kazanç haline gelmesidir. Bu aşamaya ulaşıldığında, para artık sizin için bir 'köle' gibi çalışır ve siz hiç emek sarf etmeden servetiniz her gün uykuda dahi büyümeye devam eder. Bileşik getiriye erken yaşlarda başlamak, en küçük birikimleri bile ileride devasa bir emeklilik fonuna dönüştürebilir. 1 Milyon TL gibi yüksek bir başlangıç noktasıyla bileşik getiri döngüsüne girmek ise, refah seviyenizi sadece bir adımda birkaç kademe birden yukarıya taşıyabilecek kadar stratejik ve güçlü bir finansal hamledir.

Bileşik faiz hesaplaması yapılırken, 'Anapara x (1 + r)^n' formülü kullanılır; buradaki 'n' (zaman) faktörü en kritik olanıdır. Zaman ne kadar uzarsa, grafiğin eğimi o kadar dikleşir ve servet artışınız o kadar dramatikleşir. Bu yüzden yatırımcılara verilen en altın öğüt; 'vadeyi bozmayın ve faizi yemeyin' prensibidir. Sabırlı olan ve bu matematiksel mucizeye inanan yatırımcılar, tarihin her döneminde piyasanın en çok kazananları olmuşlardır. Bileşik getiri sadece rakam değil, sabrın nakde dönüştüğü en muazzam ve en kusursuz finansal sanat formudur.

Sonuç olarak bileşik getiri, paranın zaman değerini sizin lehinize en üst seviyeye çıkaran bir 'zaman makinesi' gibidir. 1 Milyon TL ile bu makineyi çalıştırdığınızda, on yıl sonraki halinizin size teşekkür etmesini sağlayan o sağlam finansal temeli inşa etmiş olursunuz. Sadece bugünkü ihtiyaçlarınızı değil, gelecekteki hayallerinizi de finanse etmenin yolu bu sistemden geçer. Rakamların sihrine güvenen ve bileşik getirinin disiplinine sadık kalan herkes, ekonomik özgürlüğün anahtarını elinde tutar. Bu güç, bilinçli her yatırımcının portföyündeki en değerli ve en sessiz çalışanıdır.

Faizler Düşerse Ne Olur?

Faizlerin düşmesi, mevduat yatırımcısı için 'yenileme riskini' beraberinde getirir; yani vadeniz dolduğunda paranızı artık daha düşük bir orandan bağlamak zorunda kalırsınız. Bu durum aylık pasif gelirinizin azalması anlamına gelir ve yatırımcıları genellikle daha yüksek getiri arayışıyla altın, borsa veya gayrimenkul gibi riskli varlıklara yönlendirir. Faizlerin düşeceği sinyalini aldığınızda yapabileceğiniz en akıllı hareket, mevcut yüksek oranları olabildiğince 'uzun vadeli' (örneğin 6 ay veya 1 yıl) mevduatlarla sabitlemektir. Böylece piyasa faizleri aşağı inse bile, siz vadeniz dolana kadar o eski yüksek faizi almaya devam ederek rakiplerinize göre finansal bir avantaj ve getiri üstünlüğü elde etmiş olursunuz.

Ayrıca faiz düşüşleri genellikle ekonomide bir canlanma ve varlık fiyatlarında artış (konut, hisse senedi) beklentisi yaratır. Bu dönemlerde likit kalan 1 milyon liranızın alım gücünü korumak için sepetinizi çeşitlendirmek çok daha kritik bir hal alır. Mevduat faizi düştüğünde paranın reel getirisi de azalabilir; bu yüzden sadece faiz rakamına değil, o dönemdeki maliyetlerinizin de düşüp düşmediğine bakmalısınız. Faizlerin düşmesi borç alanlar için bayram iken tasarruf sahipleri için yeni stratejiler geliştirme zamanıdır. Bu geçiş dönemlerini doğru yöneten ve parasını 'hızlı' hareket ettiren yatırımcılar, sermayelerini enflasyona karşı koruma konusunda en başarılı olan kesimi temsil ederler.

Risk Var mı?

Mevduat faizi, finans dünyasının en düşük riskli yatırım aracı olarak kabul edilse de 'sıfır risk' diye bir şey yoktur. Mevduattaki en büyük riskler; devlet güvencesi üzerindeki tutarlar için bankanın iflas etmesi veya enflasyonun faiz getirisinden çok daha yüksek seyretmesi sonucu paranın 'satın alma gücünü' kaybetmesidir. Ayrıca döviz kurlarının faizden çok daha hızlı artması da bir tür 'kur riski' veya 'fırsat maliyeti' riski olarak değerlendirilebilir. 1 Milyon TL gibi yüksek meblağlı birikim sahipleri için, parayı tek bir bankada tutmak yerine farklı bankalara bölüştürmek (diversification), hem mevduat sigortası avantajından tam yararlanmak hem de counterparty (karşı taraf) riskini minimize etmek adına uygulanan en rasyonel ve en emniyetli savunma yöntemidir.

TMSF Güvencesi Nedir?

TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) güvencesi, herhangi bir banka iflası durumunda bireysel mevduat sahiplerinin paralarının devlet garantisi altında olan kısmını ifade eder. 2026 yılı itibarıyla bu güvence tutarı ciddi bir rakama (Yasal limitler dahilinde güncellenir) yükseltilmiştir ve bu limit dahilindeki her kuruşunuz devletin sarsılmaz garantisi altındadır. Bir milyon TL'niz varsa, bu güvence limitini takip etmek ve gerekiyorsa meblağı iki farklı bankada 500'er bin TL şeklinde tutarak paranın 'tamamını' sigorta kapsamına sokmak finansal güvenlik adına yapılabilecek en stratejik hamlelerden biridir.

Güvence kapsamı sadece anaparayı değil, o güne kadar işlemiş olan net faiz alacağını da belirli limitler dahilinde kapsar. Bu sistem, halkın bankacılık sistemine duyduğu güveni korumak ve olası bir kriz anında 'bankalara hücum' (bank run) olaylarını engellemek için tasarlanmış bir emniyet subabıdır. Tasarruf sahipleri için TMSF, yastık altındaki altının fiziksel güvenliğine eşdeğer olan 'dijital güvenlik kalkanı'dır. Bu güvencenin varlığı, mevduatı borsa veya kripto paralar gibi hiçbir garantisi olmayan volatil araçlardan ayıran en kalın emniyet çizgisidir.

Önemli bir not olarak; TMSF güvencesi sadece gerçek kişilerin tasarruf mevduatları için geçerlidir ve ticari hesaplar veya belirli türdeki yatırım ürünleri (fonlar vb.) farklı düzenlemelere tabidir. Bir milyon liralık sermayesini yöneten her rasyonel birey, parasını yatırmadan önce o bankanın resmi sitelerinde ilan edilen 'Sigortaya Tabi Mevduat' bildirimlerini okumalıdır. Bu bilinç düzeyi, parayı sadece kazanmanın değil, onu sistemik risklere karşı kusursuz bir şekilde korumanın da temelidir. Devletin bu sarsılmaz teminatı sayesinde, Türkiye'deki bankacılık sistemi kriz dönemlerinde bile dünyadaki en sağlam ve en güvenilir limanlardan biri olma özelliğini korumayı başarmıştır.

Merak Edilenler (SSS)

1 Milyon TL'ye aylık en yüksek faizi hangi banka verir?

Bankaların faiz oranları günlük olarak değişmektedir. Genellikle piyasaya yeni giren dijital bankalar ve butik bankalar, pazar payı kazanmak için kamu bankalarına oranla daha agresif ve yüksek faiz fırsatları sunabilmektedir. En güncel ve en yüksek oranı bulmak için karşılaştırma araçlarımızı kullanmanız önerilir.

Mevduat faizi getirisi üzerinden ne kadar vergi (stopaj) kesilir?

2026 yılı güncel mevzuatına göre stopaj oranları vadenin uzunluğuna göre %0 ile %15 arasında değişebilmektedir. Genellikle 6 aya kadar olan vadelerde oran bir miktar daha yüksekken, 1 yılı aşan vadelerde tasarrufu teşvik amacıyla vergi oranı düşürülmektedir. Dönemsel teşviklerle bu oranlar %0'a kadar inebilmektedir.

Faiz getirisi her ay anaparaya eklenir mi?

Eğer hesabınızı 'yenilemeli' veya 'bileşik faizli' olarak açtıysanız, vade sonunda elde edilen net faiz tutarı otomatik olarak anaparaya eklenerek bir sonraki ay daha yüksek bir rakam üzerinden faiz kazanmaya başlar. Ancak isterseniz sadece faizi çekip anaparayı içeride bırakacak şekilde talimat verebilirsiniz.

Uzman Görüşü & Sonuç

1 Milyon TL mevduat, günümüzün yüksek faiz ortamında hem anapara güvenliği sağlayan hem de yaşam maliyetlerini finanse edebilen güçlü bir pasif gelir aracıdır. En yüksek getiriyi elde etmek için stopaj avantajlarını kullanmalı, banka pazarlığı yapmalı ve piyasa beklentilerine göre vade süresini esnek bir şekilde belirlemelisiniz. Unutmayın ki servet yönetimi sadece rakamlarla değil, rasyonel stratejilerle kazanılır.

Önemli Not: Bu rehberde yer alan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Finansal, hukuki veya tıbbi kararlarınızda mutlaka uzman bir danışmana veya resmi kurumlara müracaat ediniz. Sitemizdeki hesaplamalar güncel resmi verilere dayansa da bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
PORTAL ÖZEL ARAÇ

Vadeli Mevduat Faizi Hesaplama

İçerikte bahsettiğimiz konuyu hemen hesaplamak için en doğru araç.

HESAPLA
GÜNCELLEME: 19.02.2026