Ana Sayfa / Hukuk / Hukuki Süre Hesaplama (Dava, İtiraz ve İnfaz)

Hukuki Süre Hesaplama (Dava, İtiraz ve İnfaz)

Dava açma, istinaf, temyiz, cevap dilekçesi ve infaz sürelerini hesaplayın. Adli tatil ve resmi tatil kontrolleriyle hak kaybını önleyin.

Hukuk Prosedürleri ve Usul Uzmanı
Güncelleme: 03.04.2026
5.0 / 5 (1.322)
5.066 Hesaplama

Cezanın veya tebliğin başladığı tarih.

Hesaplama Sonucu

BİTİŞ / TAHLİYE TARİHİ

0,00 ₺
Kalan Süre

-

Detay

"Sonuçlar burada görünecektir."

Tamamlanma Oranı 0%
Bilgi Notu ve Önemli Uyarı
Bu hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır. Kanuni süreler ve infaz rejimleri mevzuat değişikliklerine göre farklılık gösterebilir. Hak kaybına uğramamak için resmi müddetnameyi ve avukatınızın görüşünü esas alınız.

Hukuki Süre Nedir? (Takvim mi, Hak mı?)

Hukuki süre, sadece takvim yapraklarının ilerlemesi değil, adaletin tecellisi için devlet tarafından çizilmiş "oyun kuralları" sınırıdır. Usul hukukunda bir işlemin ne zaman yapılabileceğini veya bir hakkın ne zamana kadar kullanılabileceğini belirleyen bu süreler, soyut birer zaman dilimi değil; hakkın bizzat kendisidir. Süre bittiğinde, o hak çoğu zaman hukuk aleminde "yok" hükmüne geçer.

Pratikte ise hukuki süre, bir davanın kaderini belirleyen en keskin kılıçtır. Hakim davanın esasına girmeden önce, işlemin süresinde yapılıp yapılmadığını kontrol eder. Bu yönüyle süre, takvimsel bir veri olmaktan öte, hukuki güvenliğin ve istikrarın temel teminatıdır.

Hukuki Sürelerin Önemi: Bir Günle Kaybedilen Haklar

Hukukta "Geç gelen adalet, adalet değildir" prensibi kadar, "Süresinde kullanılmayan hak, kaybedilmiş haktır" prensibi de caridir. Bir günün, hatta bazen bir saatin bile davanın sonucunu tamamen değiştirebildiği senaryolar iş hukukundan ceza hukukuna kadar her yerde karşımıza çıkar. 24 saatlik bir gecikme; mülkiyet hakkınızın, özgürlüğünüzün veya alacağınızın hukuken korunamaz hale gelmesine neden olabilir.

Süre Türleri: Hak Düşürücü Süre ve Zamanaşımı Ayrımı

Hukuk öğrencisinden en kıdemli avukata kadar herkesin üzerinde titrediği en önemli ayrım, hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki farktır. Hak düşürücü süreler kamu düzenindendir; yani hakim bu sürenin geçip geçmediğini taraflar ileri sürmese bile kendiligün (re'sen) dikkate alır. Bu süre geçtiğinde hak tamamen sönmüş olur.

Zamanaşımı ise bir savunma aracıdır (def'i). Alacak hakkı baki kalsa da, bu hakkın dava yoluyla talep edilebilirliği sınırlandırılır. Taraflardan biri zamanaşımı itirazında bulunmazsa, hakim davayı görmeye devam edebilir. Ancak hak düşürücü sürede hakim "sen süreyi kaçırmışsın" diyerek dosyayı hemen kapatır.

Bu iki kavram arasındaki en bariz fark, zamanaşımının durması veya kesilmesi mümkün iken, hak düşürücü sürelerin kural olarak durdurulamaması veya kesilememesidir.

Usuli Süre ile Maddi Süre Arasındaki Fark

Usuli süreler, yargılama sürecindeki adımları (cevap verme, delil sunma, istinaf vb.) düzenlerken; maddi süreler doğrudan hakkın özüyle ilgilidir (kira tespit davası açma süresi gibi). Usuli bir sürenin kaçırılması genellikle davanın usulden reddine yol açarken, maddi hukuka ilişkin bir sürenin kaçırılması hakkın esastan kaybına neden olur.

Yargıtay içtihatlarına göre, usuli sürelerin hesabında usul kanunları (HMK, CMK), maddi sürelerin hesabında ise Borçlar Kanunu veya ilgili özel kanunlar esas alınır.

Kanuni Süreler ve Hakimin Belirlediği Süreler

Hukukta sürelerin büyük çoğunluğu kanun koyucu tarafından kesin olarak belirlenmiştir (Örn: İstinaf için 2 hafta). Bu sürelere müdahale edilemez. Ancak kanunun boşluk bıraktığı yerlerde hakim, davanın niteliğine göre taraflara süre verebilir. Hakimin verdiği süreler kural olarak kesin değildir; ancak hakim "kesin olmak üzere" süre verdiğini belirtirse veya kanun bu yönde bir emir içeriyorsa, bu süreler kanuni süreler kadar katılaşır.

Süreler Ne Zaman Başlar? (Tebligat, Öğrenme, Fiil Tarihi)

Hukuki sürenin "sıfır noktası" başlangıç anıdır. Genel kural, sürenin tebliğ veya öğrenme tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlamasıdır. Örneğin, elinize bir mahkeme kağıdı Pazartesi ulaştıysa, kanuni süreniz Salı sabahı saat 00:00 itibarıyla başlar.

Bazı özel durumlarda ise (haksız fiil gibi) tebliğ aranmaz; kişinin zararı ve faili öğrendiği andan itibaren süre işlemeye başlar. İdari davalarda ise ilan tarihi veya yazılı bildirim tarihi başlangıç sayılabilir.

Ceza hukukunda ise "tefhim" yani kararın yüzünüze karşı okunması hali varsa, süre o andan itibaren başlar. Eğer karar yokluğunuzda verildiyse tebliğ anı esastır.

Tebligat Tarihi mi, Tebellüğ Tarihi mi Esas Alınır?

Hukuki terminolojide tebligatın yapıldığı an (tebliğ) ile muhatabın bunu teslim aldığı an (tebellüğ) genellikle aynı güne denk gelir. Ancak sürelerin hesabında her zaman "tebliğ tarihi" terimi kullanılır çünkü tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı kanunla düzenlenmiştir.

Eğer bir tebligat usulsüz yapılmışsa ama siz bunu öğrendiyseniz, sizin "öğrendim" dediğiniz tarih tebliğ tarihi sayılır. Bu incelik, süreyi kaçıran birçok kişi için can simidi görevi görür.

Süre Hesaplamada Gün, Ay ve Yıl Mantığı

Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; ertesi gün birinci gün kabul edilir. Ay olarak belirlenen sürelerde ise "ayın kaçıncı günü başladıysa o günde biter" kuralı caridir. Örneğin 15 Ocak'ta başlayan 1 aylık süre 15 Şubat'ta biter.

Buradaki en büyük tuzak Şubat ayıdır. 31 Ocak'ta başlayan 1 aylık süre, Şubat ayı 28 gün çektiği için 28 Şubat'ta sona erer. Yıllık sürelerde ise 1 tam takvim yılı esas alınır; artık yıllar (366 gün) bu hesabı bozmaz.

Süre Birimleri Karşılaştırma

Birim Mantık Örnek
Gün Tebliğ + 1 gün başlar 7 gün, 15 gün
Ay Aynı gün numarası 1 ay (30 gün değil!)
Yıl Aynı gün ve ay 1 yıl, 10 yıl

Resmî Tatil ve Hafta Sonlarının Sürelere Etkisi

Hafta sonları ve resmi tatiller (Bayram, Yılbaşı vb.) sürenin içindeyse süreyi durdurmaz. Yani 7 günlük bir sürenin içine giren Cumartesi ve Pazar günleri de hesaba katılır. Ancak sürenin son günü bir tatile denk geliyorsa durum değişir.

Burası çok karıştırılır: Tadil günleri (geçici tatiller) süreyi kesmez, sadece bitiş tarihini öteleyebilir.

Adli Tatilin Sürelere Etkisi

Her yıl 20 Temmuz'da başlayan ve 31 Ağustos'ta sona eren adli tatil, hukuk ve idari yargı sürelerini "askıya alan" bir koruma kalkanıdır. Eğer bir sürenin son günü adli tatile denk gelirse, o süre adli tatilin bittiği günü (31 Ağustos) izleyen günden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Yani normalde tatil içinde biten süreler 7 Eylül mesai bitimine kadar uzar.

Fakat dikkat! Ceza hukukunda ivedi işlerde ve tutuklu dosyalarda adli tatil süreyi durdurmaz. Ayrıca iş mahkemelerindeki bazı basit yargılama işlerinde de adli tatil avantajı bulunmayabilir.

Adli tatilde dava açılabilir ancak sürelerin işlemesi (cevap verme gibi) durur veya ötelenir.

Elektronik Tebligat (e-Tebligat) Süre Hesabı

Dijitalleşen dünyada en büyük hak kaybı e-tebligat üzerinden yaşanıyor. Kanun der ki: "Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Yani siz maili açıp okusanız da okumasanız da, sisteme düştüğü günden sonraki 5 günün sonunda tebliğ edilmiş kabul edilirsiniz.

Bu 5 günlük süre bir "hazırlık" süresi gibidir. Asıl kanuni süreniz (Örn: İstinafın 2 haftası) bu 5 günün bitiminden sonraki gün başlar. Eğer maili 1. gün açtıysanız bile 5 günün dolmasını beklemek süreyi başlatmaz; süre her halükarda 6. gün başlar.

Avukatların bile en çok tartıştığı ve bazen yanıldığı nokta, bu 5 günlük sürenin son gününün tatile gelip gelmemesidir. Yargıtay bu konuda oldukça katı kurallar işletmektedir.

Süre Sonu Tatil Gününe Denk Gelirse Ne Olur?

Sürenin son günü Cumartesi, Pazar veya resmi tatil (29 Ekim, 15 Temmuz vb.) ise süre kendiliğinden tatilin sonunu takip eden ilk mesai gününe uzar. Bu uzama için herhangi bir başvuruya gerek yoktur; kanun gereği gerçekleşir.

Sürelerin Uzaması ve Kısalması Halleri

Genel kural olarak kanuni süreler değiştirilemez. Ancak "mücbir sebepler" veya "beklenmedik haller" durumunda sürelerin uzatılması veya eski hale getirilmesi istenebilir. Ayrıca hakim, tarafların anlaşması veya haklı bir nedenin varlığı halinde verdiği takdiri süreleri artırabilir.

Özellikle tebliğin uzak bir yere yapılması veya yurt dışı tebligat gibi durumlarda kanun tarafından otomatik olarak tanınan ek süreler de mevzuatımızda mevcuttur.

Eski Hale Getirme (Sürenin Kaçırılması Durumu)

Süreyi elinizde olmayan "çok haklı" bir nedenle kaçırdıysanız (ağır hastalık, doğal afet, kaza vb.), hukuk size son bir şans tanır: Eski Hale Getirme (Re-instate). Bu yola başvurmak için engelin ortadan kalktığı günden itibaren 2 hafta içinde mahkemeye mazeretinizi ispat ederek başvurmalısınız.

Eski hale getirme talebi kabul edilirse, kaçırılan işlem hiç kaçırılmamış gibi yeniden yapılabilir. Ancak mahkemeler bu konuda "oldukça titiz ve sert" davranır; basit unutkanlıklar asla bu kapsamda değerlendirilmez.

DAVA SÜRELERİ ANALİZİ

Dava Açma Süresi Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

Dava açma süresi, mahkemeden koruma talep etme hakkınızın zaman sınırıdır. Bu süre genellikle hak düşürücü niteliktedir. Örneğin, bir idari işlem size tebliğ edildikten sonra 60 gün içinde dava açmazsanız, o işlem artık yargı denetimi dışına çıkar ve kesinleşir.

Dava açma süresinin hesabında harç ve gider avansının yatırıldığı tarih, davanın açıldığı tarih kabul edilir. Sadece dilekçeyi yazmak değil, mahkeme veznesine parayı yatırmak süreyi durduran asıl eylemdir.

İdari Davalarda Süre Hesaplama

İdari yargıda genel dava açma süresi Danıştay ve İdare Mahkemelerinde 60 gün, Vergi Mahkemelerinde ise 30 gündür. Bu sürelerin hesabında ilan günü veya tebliğ günü hariç tutulur. İdari makamlara yapılan başvurular (İstinaf öncesi itiraz vb.) bu süreleri durdurabilir; ancak bu durdurma işlemi oldukça teknik bir matematik gerektirir.

İş Davalarında Dava Açma Süreleri

İş hukukunda süreler çok daha kısadır. İşe iade davası açmak için arabulucuya gitme süresi fesihten itibaren 1 aydır. Arabuluculuk sonunda anlaşamama tutanağı düzenlendikten sonra ise sadece 2 hafta içinde dava açılması gerekir. Bu süreleri kaçıran işçinin işine geri dönme hakkı ebediyen son bulur.

Kıdem-ihbar tazminatı ve yıllık izin alacaklarında ise zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar.

İş kazalarından doğan tazminat davalarında ise genellikle 10 yıllık bir zamanaşımı süresi uygulanmaktadır.

Ceza Davalarında Şikâyet Süresi

Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu sürenin geçirilmesi durumunda soruşturma yapılamaz. Ancak re'sen (savcılıkça kendiliğinden) takip edilen suçlarda bu şikayet süresi değil, "dava zamanaşımı" süreleri (Genellikle 8, 15, 20 yıl) geçerlidir.

Tüketici Davalarında Süre Hesaplama

Tüketici hukukunda ayıplı maldan doğan sorumluluklar için zamanaşımı süreleri; taşınır mallarda 2 yıl, taşınmazlarda (ev, dükkan) ise 5 yıldır. Ancak ayıp gizlenmişse veya ağır kusur varsa bu süreler işlemez.

Aile Hukuku Davalarında Süre Kavramı

Boşanma davası açıldıktan sonra hükmedilen nafaka ve tazminatlarda zamanaşımı 10 yıldır. Mal rejimi tasfiyesi davası (mal paylaşımı) açabilmek için ise boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yılık süreniz bulunur.

İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Süreleri

Dava açılmadan önce alınan ihtiyati tedbir veya haciz kararlarının geçerliliği için 2 hafta içinde esas davayı açmanız gerekir. Aksi halde aldığınız o tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

İTİRAZ VE KANUN YOLLARI

İtiraz Süresi Nedir? (Kaç Gün, Nereden Başlar?)

İtiraz süresi, bir ara kararın veya nihai olmayan bir mahkeme işleminin durdurulması için tanınan süredir. Çoğu hukuk dalında itiraz süresi kararın tebliğinden veya tefhiminden itibaren 7 gündür. İtiraz, kararı veren mahkemeye veya bir üst mahkemeye yapılır.

İstinaf Süresi Nasıl Hesaplanır?

Hukuk mahkemelerinde istinaf süresi 2 haftadır. Ceza mahkemelerinde ise bu süre 7 gündür. İdari yargıda ise genel olarak 30 gündür. Süre her zaman kararın tebliğiyle (veya tefhimiyle) başlar.

Kanun Yolu Süreleri Tablosu

Yargı Türü İstinaf Süresi Temyiz (Yargıtay)
Hukuk (HMK) 2 Hafta 2 Hafta
Ceza (CMK) 7 Gün 15 Gün
İdari (İYUK) 30 Gün 30 Gün

Temyiz Süresi Hesaplama

Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) kararına karşı Yargıtay'a gitmek için tanınan süre temyiz süresidir. Hukuk davalarında bu süre 2 haftadır. Temyiz dilekçesinin verilmesi davanın kesinleşmesini durdurur ancak icrasını her zaman durdurmaz.

Karar Düzeltme Süresi Var mı, Yok mu?

Hukuk ve Ceza yargılamasında 2016'dan sonra "Karar Düzeltme" yolu kural olarak kaldırılmış, yerini İstinaf aşamasına bırakmıştır. Ancak aile hukuku ve bazı özel durumlarda (veya eski dosyalar için) hala uygulama alanı bulabilmektedir. Şu anki sistemde nihai karar Temyiz sonrası kesinleşir.

Kanun Yolu Süresinin Kaçırılması Sonuçları

Süreyi kaçırdığınız an, mahkeme kararı "kesinleşmiş" sayılır. Bu saatten sonra haklı olsanız dahi davanın sonucu değişmez. Kesinleşmiş bir karara karşı sadece "Yargılamanın İadesi" gibi çok ekstrem ve ispatı zor yollara başvurulabilir.

İNFAZ – İCRA – CEZA

İnfaz Süresi Nedir? (Ceza Ne Zaman Başlar?)

İnfaz süresi, mahkumiyet kararının kesinleşmesiyle birlikte kişinin cezaevinde geçireceği veya denetimli serbestlikle tamamlayacağı süredir. İnfaz süresi, kişinin cezaevine girdiği (teslim olduğu) veya yakalandığı anda başlar.

Cezaevinde geçen süre (tutukluluk), mahkumiyet süresinden mahsup edilir. Yani davanız sürerken 1 yıl yattıysanız, cezanızdan o 1 yıl düşülür.

Hapis Cezasında İnfaz Süresi Hesaplama

Türkiye'de infaz sistemi 1/2, 2/3 veya 3/4 oranlarına dayanır. Adi suçlarda genellikle 1/2 oranı uygulanır. Yani 10 yıl ceza alan birinin "Bihakkın Tahliye" süresi 10 yıl iken, "Şartlı Tahliye" (koşullu salıverilme) süresi 5 yıldır.

Bu hesaplamada kişinin açık cezaevine ayrılma süreci ve iyi hal durumu da süreleri etkileyen temel faktörlerdir.

Adli Para Cezasında Süre ve Ödeme Hesabı

Adli para cezası kararı kesinleştiğinde size bir ödeme emri tebliğ edilir. Bu emrin ardından 30 gün içinde cezayı ödemeniz veya taksitlendirme talebinde bulunmanız gerekir. Aksi halde para cezası doğrudan hapse çevrilerek infaz edilebilir.

Denetimli Serbestlik Süre Hesabı

Denetimli serbestlik, cezanın bir kısmının dışarıda, imza veya sosyal yükümlülüklerle tamamlanmasıdır. Mevcut infaz düzenlemelerine göre (geçici maddeler hariç) genellikle koşullu salıverilmesine 1 yıl kala bir mahkum denetimli serbestliğe ayrılabilir.

Buna göre 4 yıl ceza alan biri, 2 yıl "yatarı" olan suçta 1 yıl kapalı/açık infazdan sonra son 1 yılını denetimli serbestlikte geçirebilir.

Koşullu Salıverilme (Şartlı Tahliye) Süresi

Koşullu salıverilme, mahkumun cezaevindeki iyi hali göz önünde bulundurularak, cezasının bir kısmını dışarıda tamamlamasına olanak sağlayan bir sistemdir. Suç tipine göre infaz oranı (1/2 vb.) üzerinden hesaplanır. Bu tarihe "Şartla Tahliye Tarihi" denir.

İcra Takibinde Süreler (Ödeme, İtiraz, Şikâyet)

İcra takibi elinize ulaştığında (Ödeme Emri), size tanınan süreler hayati önemdedir. İlamsız takiplerde itiraz süresi 7 gündür. Bu süre içinde itiraz etmezseniz borcu kabul etmiş sayılır ve haciz riskine girersiniz. Çek ve senet (kambiyo) takiplerinde ise bu süre 5 gündür.

7 GÜN: İlamsız İtiraz / 5 GÜN: Kambiyo İtiraz / 15 GÜN: Mal Beyanı (Mahkemeye)

İcra Takibine İtiraz Süresi Hesaplama

İtiraz süresi tebliğ günü hariç tutularak hesaplanır. 7 günlük sürenin son günü tatile gelirse pazartesiye uzar. İtirazın icra dairesine fiziken veya UYAP (Vatandaş Portal) üzerinden yapılması süreyi durdurur.

İcra Dosyalarında Sürelerin Kaçırılmasının Sonuçları

Sürenin kaçırılması, icra dosyasının "kesinleşmesi" demektir. Bu aşamadan sonra banka hesaplarına bloke, maaş haczi veya eve haciz işlemleri başlatılabilir. Gecikmiş itiraz yolu vardır ancak bu yol için "ispatı zor" mazeretler şarttır.

HESAPLAMA VE PRATİK

Hukuki Süre Hesaplama Aracı Nasıl Çalışır?

Aracımız, girdiğiniz başlangıç tarihini baz alarak belirlediğiniz gün, hafta veya ay sayısını yasal "ertesi gün başlar" kuralına göre toplar. Ardından "Adli Tatil Hesabı" seçeneği aktifse Temmuz-Ağustos kontrollerini yapar ve sürenin son gününün tatile gelip gelmediğini analiz eder. Çıkan sonuç, hukuki bir projeksiyondur.

En Sık Yapılan Süre Hesaplama Hataları

En büyük hata tefhim (kararın okunması) tarihini değil, gerekçeli kararın tebliğini beklemektir (özellikle iş davalarında). Diğer bir hata ise süreleri "iş günü" saymaktır; hukukta süreler kural olarak takvim günü üzerinden yürür.

Ara tatilleri süreden düşmek veya e-tebligatın 5 günlük bekleme süresini hesaba katmamak da en popüler tuzaklar arasındadır.

Avukatların Bile Yanıldığı Süre Tuzakları

Hukukta "eski hala getirme" talebi çok nadir kabul edilir. Avukatlar genellikle sürenin bitimine 1-2 gün kala işlemi yaparak kendilerini garantiye alırlar. Özellikle "özel kanunlardaki" (Örn: Kamulaştırma Kanunu) 30 günlük süreler, genel 60 günlük sürelere alışkın olanlar için büyük bir tuzaktır.

Hukuki Süre Hesaplama Örnekleri (Gerçek Senaryolar)

Senaryo 1: 30 Mart'ta tebliğ edilen 7 günlük itiraz süresi, Nisan ayı başında biter. Senaryo 2: E-tebligat Cuma günü düştüyse, 5 gün sonraki Çarşamba tebliğ sayılır, asıl süre Perşembe başlar. Bu tip basit örnekler, sistemin mantığını kavramak için kritiktir.

Hukuki Süre Hesaplama ile Hak Kaybı Nasıl Önlenir?

Hak kaybını önlemenin yolu "risk almamaktır." Bir sürenin son gününe kadar beklemek yerine, işlemi mümkün olan en erken tarihte yapmak en sağlıklı yöntemdir. Ayrıca her işlem sonrası UYAP üzerinden teyit almak ve bu online hesaplama aracını bir "çift kontrol" mekanizması olarak kullanmak sizi güvende tutar.

Hukuki Süre Hesaplama Sonrası Yapılması Gerekenler

Hesaplamanızı yaptıktan sonra mutlaka ilgili dilekçenizi hazırlayın veya bir avukattan profesyonel destek alın. Unutmayın, bu araç sadece matematiksel bir simülasyon sunar; mahkemenin o günkü tatil kararları veya yerel uygulamalar farklılık gösterebilir.

Zaman Sizin En Değerli Delilinizdir

Hukukta gecikmiş dilekçe, hiç verilmeyen dilekçeyle aynı sonucu verir. Sürelerinizi sitemiz üzerinden düzenli olarak kontrol edin ancak hayati kararlarınızda mutlaka resmi evrakları ve avukat görüşünü esas alınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Hukuki süreler hesaplanırken tebliğ günü sayılır mı?

Usul hukukunda (HMK ve CMK), sürenin başladığı gün (tebliğ günü) hesaba katılmaz. Süre, tebliğin ertesi günü başlar. Ancak ay olarak belirlenen sürelerde, başladığı güne karşılık gelen günün mesai bitiminde sona erer.

e-Tebligat aldım, 5 günlük süre ne zaman başlar?

Elektronik tebligat, sisteme düştüğü tarihi izleyen 5. günün sonunda yapılmış sayılır. Kanuni süreniz (itiraz, cevap vb.) ise bu 5 günün dolmasını takip eden günden itibaren başlar.

Sürenin son günü Pazar veya Bayram'a denk gelirse ne olur?

Sürenin son günü resmi, dini veya idari bir tatile denk gelirse, süre kendiliğinden tatilin bittiği ilk mesai günü mesai bitimine kadar uzar. Tatilin süre içinde olması ise hesabı etkilemez.

Adli tatil hangi davalarda süreleri durdurur?

Adli tatil kural olarak hukuk ve idari yargı davalarında süreleri durdurur; bu dönemde biten süreler 7 Eylül'e kadar uzar. Ancak ceza davalarında (ivedi işler ve tutuklu dosyalar) adli tatil durdurma etkisi yapmaz.

Hapis cezalarında infaz (yatar) hesabı nasıl yapılır?

İnfaz hesabı suçun türüne (terör, adi suç, mükerrirlik vb.) göre değişen oranlar (1/2, 2/3, 3/4) üzerinden yapılır. Toplam cezadan denetimli serbestlik ve şartlı tahliye süreleri düşülerek 'yatar süre' belirlenir.

İş davasında arabuluculuk sonrası dava açma süresi kaç gündür?

İş hukuku arabuluculuk tutanağının anlaşamama ile sonuçlanmasının ardından, davanın 2 hafta içinde açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü olup telafisi mümkün değildir.

Son Hesaplamalarınız

Henüz bir hesaplama yapılmadı.

Önemli Uyarı

Bu sayfadaki hesaplama sonuçları bilgilendirme amaçlıdır ve kesinlik garantisi verilmemektedir. Resmi işlemleriniz için ilgili kurumlara veya uzmanlara danışmanız önerilir. sonuckac.com.tr, hesaplama hatalarından kaynaklanabilecek doğrudan veya dolaylı zararlardan sorumlu tutulamaz.